
Ortodonti çapraşık dişlerin düzeltilmesi, diş, çene ve yüzdeki uyumsuzlukların giderilmesi ile ilgilenen bir bilim dalıdır.
Diş üzerine braket ve tellerle bir kuvvet uygulanır. Böylece kuvvetin yönünde bir hareket oluşur. Hareket eden dişin önünde geçici bir süre için kemik dokusunda bir yıkım olur, hareketin aksi yönünde ise yeni kemik dokusu yapılır. Böylece yeni yerlerini alan dişler, yeni bir kemik yuvasına da otururlar.
Dişlerdeki çapraşıklıkların düzeltilmesi ile önemli bir estetik kazanım sağlandığı gibi, ağız ve diş sağlığına da pek çok katkıda bulunulur. Çapraşıklıkların giderilmesi ile bu bölgelerin daha kolay ve etkili temizlenmesi sağlanır, böylece çürük ve dişeti hastalıklarının önüne geçilmiş olur. Ayrıca dişlerin ve çenelerin birbiriyle kapanışları düzeleceği için daha sağlıklı çiğneme fonksiyonu kazanılmış olur.
Çocuğunuz yaklaşık olarak 7 yaşına gelince, bir ortodonti uzmanı tarafından böyle bir tedaviye ihtiyacının olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Diş üzerine yapıştırılan braketler ile yapılan tedavi şeklidir. Braketler metal yada porselenden olabilir. Diş rengindeki porselen braketler estetik olarak hiçbir rahatsızlık vermezler.
Diş renginde braket kullanıldığında normal şartlarda bu ortodontik tedaviyi çok fazla etkilemez sadece bir miktar süresini uzatma ihtimali vardırö aynı sonuçlara daha estetik olan ve daha az farkedilen braketlerle de ulaşmak mümkündür.
Hastanın kendisinin takıp çıkarabildiği apareylerdir. Daha basit vakalarda uygulanırlar.
Alt ve üst çenenin birbirine göre bozulan ilişkilerini küçük yaşlarda yüze takılan özel apereylerle düzeltmeyi amaç edinen bir ortodonti alanıdır. Çoğu zaman ortopedik tedavi (çenelerin uyumu sağlanır) ve ortodontik tedavi (dişlerin kapanış uyumu sağlanır) birlikte yürütülür.
Ortodontik veya ortopedik tedavi ile düzeltilemeyecek durumlarda ortognatik cerrahiye başvurulur. Çene ve yüzde oluşan bozukluklar doğuştan yada kaza ve hastalıklara bağlı olarak sonradan ortaya çıkabilmektedir. Çenelerin birbirine ve yüze göre uyumsuzluğu hastalarda hem estetik hem de fonksiyonel rahatsızlıklara yol açmaktadır. Gelişen üstün teknoloji ve cerrahi teknikler ile bu bozuklukların düzeltilmesi sağlanabilmektedir.
Bazı basit vakalarda braket kullanmadan, şeffaf kalıpların kullanımıyla çapraşıklıklar artık düzeltilebilmektedir. İki haftada bir değiştirilecek olan hastaya özel bu kalıpları günde yaklaşık olarak 20 saat takmak gerekmektedir. Her tedavi ortalama 60 çift (alt-üst çene) farklı düzeltici kalıp gerektirmektedir. Tedavi süresi braketlerle yapılan tedavi süresine yakındır. Vakaya göre 6 ay ile 24 ay arasında değişir.

1.Yanlış Beslenme: Yeterli beslenemeyen kişilerde, çene ve yüz yapısında hacimsel küçülme meydana gelecek ve normal hacimdeki dişler küçük çenelerde gerekli yeri bulamayacakları için çapraşıklıklar, rotasyonlar (dönme), hatta gömüklük olguları görülecektir.
2.Nefes Alırken Ağzın Açık Olması: Kronik iltihaplar ve benzeri nedenler,uzun süre devam ederse bademcikler aşırı derecede büyüyebilir. Bu durumda solunum yolları daralır ve nefes alma güçlüğü meydana gelir. Bu güçlüğü yenebilmek ve o bölgedeki hava geçiş yolunu genişletebilmek amacıyla çocuk alt çenesini ve buna bağlı olarak dilini öne alma zorunluluğu duyar. Bu durum, uzun süre devam edecek olursa alt çenenin öne doğru konumu yerleşir. Dil ön dişler arasına girer ve dişlerin sürmelerine engel olursa açık kapanış meydana gelir. Hasta burundan nefes alamıyor ise ,üst çenenin büyüme potansiyeli üzerinde negatif etki oluşabilir.
3.Parmak Emme: Yeni doğmuş bir bebekte oldukça gelişmiş bir emme mekanizması vardır. Emme içgüdüsü tatmin edilmemiş bir bebek, bu

ihtiyacını gidermek için bazı alışkanlıklar edinir. Anne sütü ile 9-18 ay beslenen çocuklarda çoğunlukla bu alışkanlık görülmez.
Yapılan araştırmalar parmak emmenin yaşamın ilk birkaç haftasında açlığa bağlı olarak geliştiğini göstermiştir. Dişlerin sürmeye başladığı dönemde lokal iritasyonlardan doğan ağrı, parmak emme yoluyla giderilebileceğinden bu alışkanlığın dişlenmeye yardımcı olduğu düşünülebilir. Parmak emme yaşla azalır.
Ani olarak anne memesi veya biberondan kesilme
Bebek beslenirken emmesini çok kısa sürede sonlandırmak
Bebeğin beslenmesini uzun aralıklar olacak şekilde değiştirmek
Parmak emme alışkanlığında erken dönemde hiç önlem alınmaz. Bu devrede alışkanlığı önlemek, çocuğun fizyolojisini etkileyeceği için zararlıdır.
Parmak emme alışkanlığının tedavisi için kesin bir yaş söylenemez. Uygun zaman ayarlanması her çocuk için ayrı ayrıdır. Alışkanlığın derecesi, çocuğun geçmişi zaman ayarlanmasını etkiler. Genel olarak parmak emme 3.5 yaşından sonrada devam ediyor ise tedavisine başlanmalıdır.
Bu alışkanlığı sürdüren çocukta, emilen parmağa ve sayısına göre etki alanında bulunan alt ve üst dişlerde yer değiştirmeler ve kapanış düzensizlikleri görülecektir.
Yalancı Emzik: Fizyolojik özellikleri olan bir emziğin 1.5 yaşına kadar emilmesi zararlı değildir. Hatta çocuğun parmak emme gibi kötü bir alışkanlık edinmesini önleme yönünden yararlıdır.Yalancı emzikler sürekli olarak kullanıldıkları zaman, etki alanları içindeki dokulara uzun süreli anormal etki yapacağı için o bölgelerde düzensizlik ve çeşitli kapanış bozukluklarına neden olmaktadır.
Yatış Şekli: Yatış şekli, çoğunlukla alt çenenin yatma sırasındaki konumunu belirler. Bu da bize alt çenenin ortalama günde 8 saat hangi konumda olduğu hakkında bilgi verir.
Örneğin yüzü koyun yatan bir çocuk ile sırt üstü yatan bir çocukta alt çenenin konumu farklıdır. Uyurken sürekli aynı tarafa yatıp elini veya yumruğunu yüzü ile yastık arasına koyma alışkanlığı olan kişilerde o tarafta yüz devamlı bir basınç altında bulunacağı için ortodontik problemler çıkabilir.
Diş sıkma, tırnak yeme, kalem ısırma, dudak ısırma gibi kötü alışkanlıklar.
Süt dişlerinin erken kaybı.
Dişeti problemlerine bağlı diş düzensizlikleri.
Diş kaybına bağlı olarak meydana gelen düzensizlikler.
20 yaş dişlerinin öndeki dişleri sıkıştırmasına bağlı düzensizlikler.
Genetik olarak yatkınlık.
Hormonal düzensizlikler, sistemik hastalıklar.
Çapraşık dişlerle ağız hijyeni sağlamak daha güçtür ve bu yüzden dişeti rahatsızlıkları ve çürükler daha kolay oluşur.
Çapraşıklıkta ve eklem ilişkisi bozuk olduğunda çiğneme tam yapılamaz sindirim sisteminde bir takım problemler başlar.
Alt ve üst dişlerin birbiriyle tam uyumlu olmadığı durumlarda, çene eklemine veya tek bir dişe fazla yük gelerek ağrılı ve tedavisi zor problemlere yol açabilir.
Estetik olarak özellikle bazı vakalarda inanılmaz değişiklikler yaratılabilir.
Ortodontik braketler gülüşünüzü düzenlemek ve sağlığınıza kavuşmak için en iyi seçeneklerden biridir.

Kesinlikle evet. Birçok insan büyüme sürecinde ortodontik tedavi görmez. Bundan kısa bir süre öncesine dek ortodontik tedavi çok bilinen ve yaygın bir tedavi değildi. Bu yüzden yetişkinlerin birçoğu diş ve dişeti problemleri yaşamakta ve gülümsemelerinden memnun olmamaktadır. Bazı insanlar ise ortodontik tedavi görmüş olmalarına rağmen gelişim bitene kadar pekiştirici ve geriye dönüşü önleyici apareyler kullanmadıkları için bu tip sorunlar yaşamaktadır. Ancak günümüzde ailelerin bilinçlenmesi ve dişhekimliği teknolojisindeki gelişmeler sayesinde ortodontik tedavinin gerekliliği ve önemi çok daha iyi kavranmıştır. Sonuç olarak günümüzde ortodontik tedavi gören hastaların % 25′i yetişkindir.
Hayır. Ortodontik tedavi için bir yaş sınırı yoktur. Yaş ilerledikçe ortodontik apareyler daha yavaş etki gösterir. Ancak günümüzde 60 yaş üstünde ortodontik tedavi gören birey sayısı gitgide artmaktadır. Çünkü yaş ilerledikçe sağlığımıza daha fazla dikkat etmek zorundayız ve ağız sağlığı da bunun bir parçasıdır.
Birçok yetişkin ortodontik tedavi görüyor. Çünkü gülüşünüze dikkat etmek sağlığınıza dikkat etmenin bir parçasıdır.
br>Ortodontik tedavi sadece daha güzel bir gülüşünüz olmasını sağlamaz. Bunun yanısıra dişlerin birbirleriyle ilişkilerini düzelterek daha iyi çalışan, daha sağlıklı bir diş dizisi ve çene eklemine sahip olmanızı da sağlar.
Dişleriniz çapraşık olduğunda temizlenmeleri zorlaşır. Bu yüzden dişeti rahatsızlıkları ve diş çürükleri daha kolay oluşur. Bunun sonucunda dişlerinizi kaybedebilirsiniz. Ortodontik tedavi diş kayıplarını önler.
Çiğneme sindirimin başlangıcıdır. Eğer besinleri yeterince çiğneyemezseniz sindirim sisteminizin geri kalan kısımları çok daha fazla çalışmak zorunda kalır. Ortodontik sindirim sisteminizin erken yaşlanmasını önler.
Alt ve üst dişler birbirleriyle bir anahtar kilit ilişkisi içindedir. Çapraşıklık durumunda ise bu ilişki bozulur ve bazı dişler diğerlerinden daha önce temas eder. Bunun sonucunda da çiğneme sırasında erken temas eden dişlere çok daha fazla yük gelir. Daha fazla yüke maruz kalan dişlerde ve çene ekleminde sorunlar oluşabilir. Ortodontik tedavi bu sorunları da önler.
Aslında hemen hemen aynıdır. Yanlızca ufak farklılıklar vardır. Bu farklardan biri tedavi süresidir. Yaş ilerledikçe iyileşme potansiyeli azalır, kemiğin yeniden yapılanması daha yavaş olur. Dişler daha yavaş hareket edeceğinden tedavi süresi uzar.
Bir diğer farklılık çenelerin normalden dar ya da geniş olduğu durumlar da ortaya çıkar. Gelişme çağındaki çocuklarda çene kemiği genişletilmeye, öne ya da geriye alınmaya daha elverişlidir. Ancak yaş ilerledikçe kemikler daha sert bir yapı kazandığından yetişkinlerde bu işlemler cerrahi olarak gerçekleştirilir.
Başlangıçta ortodontik tedaviye alışmak yetişkinler için gençlere oranla daha zordur. Bununla birlikte alışma için yeterli süre geçtikten sonra ağzınızdaki ortodontik apareyler sizi rahatsız etmez.
Yetişkinlerde diş hareketi daha zor olduğu için çocuklara ve gençlere oranla biraz daha rahatsız edici olabilir. Ayrıca bazı vakalarda yapılması gereken cerrahi işlemlerde bu rahatsızlığı arttırabilir. Ama cerrahi işlemler lokal ya da genel anestezi altında yapılır ve doktorunuz size operasyon sonrası için etkili ağrı kesiciler önererek rahatsızlığınızın en aza inmesini sağlar.
Elbette. Son 20 yıldır dişhekimliği teknolojisinde yaşanan gelişmeler sayesinde daha önceleri ortodontik tedavi görenlerde alıştığımız metal görüntüsünden kurtulmak mümkündür. Diş renginde porselen ya da plastik braketler tedavi süresince görüntünüzün sizi rahatsız etmesini önler.
Ne yazık ki hayır. Bazı bireylerde dişeti ortodontik tedaviye izin vermeyecek durumda olabilir. Ortodontik tedaviye uygun hale getirilen dişetleri ile tedavi uygulanabilir, buna en doğru kararı ortodontistiniz verecektir.

Diş çapraşıklıkları günümüzde sağlıklı bir gülüşe sahip olmamızı engelleyen ve sosyal statümüzü sınırlandıran en önemli etkenlerden birisidir. Aynı sıkıntı bu tedaviyi görmek için ortodontik tel takarak da hissedilebilir. Hiç ortodontik tel kullanılmadan invisalign sistemi ile ortodontik tedavi mümkündür. Bir çok vakada uygulanabilecek olan bu sistemin sizin için de uygun olup olmadığına doktorunuzun karar vermesi gerekmektedir.
Braket takmak artık korkulu bir rüya değil
Bu sistemle braket takmak zorunda değilseniz, konumunuz, sosyal statütünüz ya da psikolojik durumunuz izin vermiyorsa braket takmadan sadece şeffaf plaklar takarak da ortodontik tedavi görebilirsiniz.
İki haftada bir değiştirilecek olan hastaya özel bu kalıpları günde yaklaşık olarak 20 saat takmak gerekmektedir. Her tedavi ortalama 60 çift (alt-üst çene) farklı düzeltici kalıp gerektirmektedir. Tedavi süresi braketlerle yapılan tedavi süresine yakındır. Vakaya göre 6 ay ile 24 ay arasında değişir.
Ortodontik tedavinin süresi ortalama 18-30 ay arasıdır. Hastanın diş bozukluğuna, yaşına ve yapılan tedavi planlamasına göre bu süre değişiklikler gösterir. Ancak herzaman için istisnai durumlar söz konusu olabilir.
Tedavi süresince ne kadar sıklıkla doktorumu ziyaret etmem gerekiyor?
Ortodontik tedavi süresince belki ilk zamanlar daha sıklıkla olmak kaydıyla ortalama 4-6 haftalık periyotlarla doktorunuzu ziyaret etmeniz gerekmektedir.



Dişlerinize braketlerin takilmasi sırasında herhangi bir şekilde canınızın yanması söz konusu değildir. Kontrole geldiğiniz aylık periyotlarınız esnasında dişleriniz üzerindeki ark telleri sıkılaştırılacağından her randevu sonrası çok kısa süreli olarak hafif bir hassasiyet hissetmeniz normaldir.
Kesinlikle EVET. Herşeyden önce asitli içeceklerden ve tatlılardan uzak durmak gerekmektedir. Aksi halde diş ve dişetlerinizin sağlığını korumak oldukça zorlaşacaktır.
Tedavi esnasında elma, havuç gibi sert besin maddelerini ısırarak yemeniz yasaktır. Bu tür besin maddelerini küçük parçalara ayırarak yemeniz gerekmektedir. Ayrıca yine ısırarak tüketilen ekmek arası sandviç, hamburger türü yiyecekleride tedavi süresince yememek daha uygundur. Fındık, ceviz gibi kuruyemişlerin ayrıca kiraz, erik, zeytin gibi besin maddelerinin çekirdekleri çıkarılmadan yenilmesi ağızdaki braketlere zarar verme olasılığı olduğundan uygun bir davranış olmayacaktır.

Tedavi süresince (pek tabi tedaviden sonrada) dikkat etmeniz gereken en önemli husus ne yenilirse yenilsin yemekten hemen sonra dişlerin fırçalanmasıdır. Her fırçalamadan sonra braketlerin etrafının yeterince temizlenip temizlenmediğini aynada dikkatlice kontrol etmek gerekmektedir. Zira braketler besin artığı ve bakteri plağı birikimi için oldukça uygun bir dizayna sahiptirler. Diş fırçalamanin yanında günde bir kez akşamları diş ipiyle braketlerin ve dişlerin arasi iyice temizlenmelidir. Ayrıca her 6 ayda bir mutlaka diş ve dişetlerinizin kontrolünü ve gerekiyorsa bakımını yaptırmaniz gerekmektedir.
| Anasayfa | İmplant | Diş Beyazlatma | Diş Estetiği |
| Hakkımızda | Laminate Veneer | Porselen | Blog |
Tüm Hakları Plusdent Diş Kliniği'ne Aittir.
Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez